Toyota Motor: Bir Vizyonun Somutlaşması
Kiichiro Toyoda, babasının dokuma tezgahı patentini Platt Brothers’a satmasıyla gelen 100.000 İngiliz Sterlini’ni bir vaatla almıştı: “Sen de bir büyük icat yap.” Bu söz, Toyota Motor Company’nin temel taşıdır.
Kiichiro Toyoda ve Otomobil Hayali
Kiichiro Toyoda 1929’da Avrupa ve Amerika’yı ziyaret etti. Ford’un River Rouge fabrikasını inceledi; kitlesel üretimin gücünü gördü. Japonya’ya döndüğünde otomobil üretiminin Japonya’nın geleceği olduğuna kani olmuştu. Toyoda Otomatik Tezgah Fabrikaları’nda önce otomobil prototipleri üzerinde çalıştı.
1937’de Toyota Motor Company resmen kuruldu. İsmin “Toyoda”dan “Toyota”ya değiştirilmesi tesadüf değildi: Toyota, Japonca’da daha az kalemle yazılır ve şans getirdiğine inanılırdı. Ayrıca kurucunun aile adını iş dünyasından ayırma isteği de bu kararı destekledi.
Savaş Döneminde Hayatta Kalmak
2. Dünya Savaşı yıllarında Toyota, otomobil yerine Japon ordusu için kamyon üretmek zorunda kaldı. Hammadde kıtlığı, makine yetersizliği ve mali baskı altında çalışan şirket, bu dönemde az kaynakla çok üretme felsefesini zorunluluktan geliştirdi. Savaş sonrası ise şirket adeta küllerinden doğmak zorunda kaldı.
1950 Krizi ve Taiichi Ohno’nun Devreye Girmesi
Savaşın bitiminin ardından Japonya’da ekonomik çöküş yaşandı. Toyota 1950’de iflas eşiğine geldi; yönetim büyük çaplı işten çıkarmalar yapmak zorunda kaldı. Kiichiro Toyoda bu kararın sorumluluğunu üstlenerek genel müdürlükten istifa etti.
Bu kritik dönemde fabrika yönetimi Taiichi Ohno‘ya devredildi. Ohno, kısıtlı kaynaklarla yüksek çeşitlilikte küçük hacimlerde üretim yapabilmek için Ford modelini adapte ederek tamamen yeni bir üretim sistemi geliştirdi: Toyota Üretim Sistemi (TPS).
Dünya Devine Dönüşüm
1950’lerin ortasından itibaren Toyota sistematik olarak büyüdü. 1960’lı yıllarda ihracata başladı, 1970’lerde Japon otomobillerinin enerji krizi sonrasında dünya pazarlarında patlama yaşadığında Toyota hazırdı. 2008’de General Motors’u geçerek dünyanın en büyük otomobil üreticisi oldu.
Toyota’nın başarısı, bir otomobil şirketinin değil bir öğrenen organizasyonun hikayesidir. Temelinde yatan ise kısıtlı kaynaklarla maksimum değer yaratma zorunluluğundan doğan Yalın Üretim felsefesidir.


