Toyota’nın Kuruluş Hikayesi
Toyota’nın kuruluş hikayesi, kıtlık döneminde bile yenilik yapabilmenin ve sistematik düşüncenin ne kadar güçlü olduğunu gösteren olağanüstü bir örnektir. Sıradan bir dokuma fabrikasından dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden birine uzanan yolculuğun başlangıcıdır.
Sakichi Toyoda ve Dokuma Tezgahı
Her şey Sakichi Toyoda ile başladı. 1867’de doğan Sakichi, annesinin dokuma tezgahı başında geçirdiği zorlu saatleri gözlemleyerek büyüdü. 1894’te otomatik dokuma tezgahını icat etti; 1926’da ise ip koptuğunda tezgahı otomatik durduran Jidoka (Otonomasyon) prensibini doğuran tezgahı geliştirdi.
Bu icat İngiliz tekstil devi Platt Brothers tarafından 100.000 İngiliz Sterlini’ne satın alındı. Sakichi bu parayı oğlu Kiichiro Toyoda‘ya bir vaatla birlikte verdi: “Sen de bir büyük icat yap.”
Kiichiro Toyoda ve Toyota Motor’un Doğuşu
Kiichiro Toyoda 1929’da Avrupa ve ABD’yi ziyaret etti; Ford fabrikalarını inceledi. Otomobil üretiminin geleceği olduğuna inanan Kiichiro, 1937’de Toyota Motor Company‘yi kurdu. Ancak kuruluş 2. Dünya Savaşı’nın eşiğinde gerçekleşmişti. Japonya’da hammadde temin etmek, ekipman sağlamak ve finansman bulmak son derece güçtü. Bu kısıtlı koşullar, Kiichiro’yu en az kaynak ile en fazla değeri üretme felsefesini geliştirmeye itti. Yani Just-In-Time (JIT) üretim anlayışının tohumları bu dönemde atıldı.
Savaş Sonrası Yeniden Yapılanma ve TPS’in Doğuşu
Savaşın ardından Toyota 1950’de iflas eşiğine geldi ve ciddi işçi çıkarmak zorunda kaldı. Bu zor dönemde fabrikayı kurtarma görevi Taiichi Ohno‘ya verildi. Ohno, Ford’un seri üretim modelini inceledi ancak Japonya’nın koşullarının farklı olduğunu fark etti: Amerikan tüketicisi tek tip büyük miktarda araba istiyordu; Japon pazar ise çok çeşitli küçük miktarda araç talep ediyordu. Bu gerçekten yola çıkan Ohno, adım adım Toyota Üretim Sistemi’ni (TPS) geliştirdi.
Toyota’nın Mirası
Toyota’nın kuruluş hikayesi bize şunu öğretiyor: En büyük inovasyonlar çoğu zaman kıtlık ve kısıtlama dönemlerinde doğar. Kaynakların sınırlı olduğu koşullar, israfı ortadan kaldırmayı ve sistematik düşünmeyi zorunlu kılar. Toyota, bu zorunluluktan evrensel bir felsefe — Yalın Üretim — yarattı ve tüm dünyaya ilham verdi.


